İstanbul’da RAMS Park Stadyumu’nda oynanan UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu ilk maçında Galatasaray, Juventus’u 5-2’lik ezici bir skorla yenerek rövanş öncesi muazzam bir üstünlük sağladı. Sarı-kırmızılı ekip, hücumdaki müthiş organizasyonları ve rakip savunmadaki zaafları acımasızca değerlendirerek tarihe geçti. Bu zafer, Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde ilk kez bir maçta 5 gol atması açısından kulüp rekoru kırarken, Juventus’un ise turnuvada ilk defa 5 gol yemesiyle sonuçlandı. Maç boyunca ev sahibi takım, taraftarının coşkulu desteğiyle rakibini bunaltarak oyunun hâkimiyetini eline aldı ve defansif hatalara rağmen skoru korudu.
Karşılaşma hızlı bir tempoyla başladı ve 15. dakikada Gabriel Sara, Juventus savunmacısı Bremer’in kötü bir top temizlemesinden yararlanarak skoru 1-0 yaptı. Bu golün üzerinden sadece 85 saniye geçmeden Teun Koopmeiners, Pierre Kalulu’nun kafa vuruşundan dönen topu ağlara göndererek eşitliği sağladı. Juventus, 32. dakikada Koopmeiners’ın ceza sahası dışından attığı muhteşem şutla 2-1 öne geçti ve ilk yarının bu skorla bitmesini sağladı. İkinci yarıya fırtına gibi dönen Galatasaray, 49. dakikada Noa Lang’in eşitlik golüyle oyuna tutundu; Lang, Napoli’den kiralık gelen Hollandalı yıldız olarak dikkat çekti. 60. dakikada Davinson Sánchez, Sara’nın asistini gole çevirerek ev sahibini öne geçirirken, 74. dakikada Lang tekrar sahneye çıkarak skoru 4-2’ye taşıdı. Maçın son golü ise 86. dakikada Sacha Boey’den geldi ve skor tablosunu 5-2 olarak sabitledi. Juventus adına 67. dakikada Juan Cabal bir gol daha atsa da, bu yeterli olmadı; zira Galatasaray 22 şutta 2.96 beklenen gol (xG) üretirken, Juventus 7 şutta sadece 1.13 xG ile yetindi.
Maç sonrası Juventus Teknik Direktörü Luciano Spalletti, basın toplantısında Türk bir gazetecinin “Juventus’un en son ne zaman 5 gol yediğini hatırlıyor musunuz?” sorusuna sert tepki gösterdi. Spalletti, “Juventus tarihinde bunu hatırlamıyorum. 5 golü ne zaman yedik bilmiyorum. Bu konuyla ilgilenmek de istemiyorum” diyerek konuyu kapatmaya çalıştı. Son dört resmi maçta tam 13 gol yediklerini kabul eden İtalyan hoca, “Bütün bu goller bizim hatamızdı. Çözüm de bizim için gerek. Bir şekilde maçı yönetmemiz lazım. Yaptığımız iyileştirmeler kalite içindi ancak bu akşam pek de başarılı olamadık. Maçı yönetemedik, kalitemizi gösteremedik. Üstelik basit hatalar yaptık. Karakterimiz açısından geri adım attık” sözleriyle takımının savunmadaki çöküşünü itiraf etti. Bu açıklamalar, Juventus’un son dönemde yaşadığı defansif sorunların derinliğini ortaya koydu ve kulübün Şampiyonlar Ligi’ndeki geleceğini sorgulattı.
Bu galibiyet, Galatasaray için sadece bir tur avantajı değil, aynı zamanda Şampiyonlar Ligi’nde Türk takımlarının en parlak zaferlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gabriel Sara, maçta en fazla şut çeken (3), şans yaratan (7) ve pas yapan (59) oyuncu olarak parladı; son olarak 2013’te Wesley Sneijder’ın Real Madrid’e karşı yaptığı gibi bir gol ve asist performansı sergiledi. Okan Buruk’un ekibi, kanatlardan hızlı hücumlar ve etkili pas trafiğiyle Juventus’u dağıtırken, Uğurcan Çakır’ın kaledeki kurtarışları da kritik rol oynadı. Juventus’un 10 kişi kalması da maçı etkilese de, Galatasaray’ın klinik bitiriciliği belirleyiciydi. Rövanş maçı Juventus’un sahasında oynanacak olsa da, sarı-kırmızılılar 3 gollük avantajla büyük moral depoladı ve Türk futbolunun Avrupa’daki iddiasını bir kez daha kanıtladı.
Noa Lang iki golle parladı, Gabriel Sara gol ve asist yaptı, Davinson Sánchez ve Sacha Boey de fileleri havalandırdı. Sara, genel performansı ile maçın en iyisi seçildi.
Son dört maçta 13 gol yiyen savunma, basit hatalar ve bireysel zaaflarla dağıldı; bu durum Spalletti tarafından da doğrulandı.
Galatasaray ilk kez 5 gol attı, Juventus turnuvada ilk kez 5 gol yedi; bu, turu büyük ölçüde belirleyecek tarihi bir sonuç.
Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa organize edeceği dev futbol şöleni yaklaşıyor. 2026 yazında…
11 Haziran 2026 tarihinde Meksika'nın başkenti Mexico City'deki efsanevi Estadio Azteca'da ilk düdüğün çalmasıyla başlayacak…
Kuzey Amerika kıtasının ev sahipliğinde düzenlenecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası, futbol tarihinin en geniş…
Futbol dünyasının kalbi, 11 Haziran 2026'da Mexico City’deki efsanevi Estadio Azteca'da atmaya başlayacak. Amerika Birleşik…
Futbol dünyasının nefesini tutarak beklediği 2026 FIFA Dünya Kupası, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'nın…
Türk futbol tarihinin en uzun bekleyişlerinden biri nihayet sona eriyor ve Ay Yıldızlı bayrağımız, 2026…